Prof.Dr. Adil Esen
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı
 
Muayenehane 
Şair Eşref Bulvarı, No:43, Güz Apt., Daire:5
Alsancak/İzmir

Tel: 0232 463 35 98
      0506 235 26 73
Kullanıcı Girişi
Beni Bu Bilgisayarda Hatırla
 
  Adınız Soyadınız
 
  E Posta Adresiniz
 
  Telefon
 
  Tahlil Dosyası Gönder
 
53449 Kişi siteyi ziyaret etti.
Prostat hastalığı

Prostat Hastalıklarında  Fitoterapinin Rolü

n  Fitoterapi BPH tedavisi için son zamanlarda tüm dünyada yaygınlığı gittikçe artmakta olan bir tedavi şeklidir.

n  Bu amaçla kullanılan birçok ekstre bulunmasına karşın üzerinde en çok araştırma yapılan ve en yaygın kullanım alanı bulan ajan Amerikan Bodur Palmiye cinsi ağaçtan elde edilen ‘Sabal Ekstresi’ (Serenoa Repens) dir.

 

Tarihçe

n  Geçmişte Amerikan yerlileri tarafından genitoüriner rahatsızlıklarda kullanıldığı bilinmektedir.

n  İlk olarak 1870’li yıllarda tıbbi etkileri araştırılmış olup insan vücudundaki bazı etkileri raporlanmıştır ;

   - GİS

   - Kadınlarda reprodüktif sistem

   - Prostat

n  1926 yılından 1950’li yılların başına kadar ABD’de resmi ilaç olarak kabul görmekteydi.

n  1940’lı yıllara kadar olan dönemde gonore tedavisinde kullanım alanı buldu.

n  Modern ilaç sanayinin gelişimi ile birlikte 1950’li yıllardan sonra önemini yitirdi.

Kimyasal Yapı

n  Serbest ve esterleşmiş uzun zincirli yağ asitlerinden oluşan kompleks bir yapıya sahiptir.

n  Yağ asitlerinin % 90’ını oleik asit, laurik asit, myristik asit ve palmitik asit oluşturur

n  Bunların yanında beta-sistosterol, campesterol ve stigmasterol gibi fitosteroller ve arabinoz, flavonoid, galaktoz, glukoz ve üronik asit gibi bileşikler içerir.

 

Etki Mekanizması

n  Tam olarak anlaşılamamakla birlikte öne sürülen birçok mekanizma söz konusudur.

   1 ) Antiandrojenik etkiler

   2 ) Antiinflamatuar etkiler

   3 ) Apoptozis indüksiyonu

   4 ) Antiproliferatif etkiler

   5 ) Alfa adrenerjik reseptör blokajı

Antiandrojenik Etkiler

n  5- alfa redüktaz inhibisyonu

n  DHT’un prostat dokularındaki sitozolik reseptörlere bağlanmasının engellenmesi

n  Prostat dokusundaki nükleer östrojen reseptörlerinin inhibisyonu

n  Prolaktinin bazı reseptör sinyal transdüksiyonu ile indüklediği prostat büyümesinin modülasyonu

 

n  Sultan ve ark.  1984 yılında DHT’un sitozolik ve nükleer reseptörlere bağlanmasının inhibisyonu yolu ile ilk olarak antiandrojenik etkisini göstermişlerdir.

n  1989 yılında Duker ve ark. Sabal ekstresinin genital fibroblastlarda  5- alfa redüktaz aktivitesini % 50 oranında azalttığını göstermişlerdir.

 

n  5-alfa redüktaz I ve II izoenzimlerinin her ikisinide inhibe ettiği gösterilmiştir.

n  Buna karşın serum PSA seviyelerini etkilememektedir.

n  İnsan prostat dokularında 5-alfa redüktaz aktivitesi enzimin nükleer membrana bağlanması ile mümkündür.

n  Yapılan EM çalışmalarda sabal ekstresinin mitokondrial ve nükleer membranlara hasar verirken plazma membranını etkilemediği gözlenmiştir.

Antiandrojenik Etkiler

Yine yapılan EM çalışmalarında sabal ekstresinin prostat dokusuna olan selektivite ve spesifitesi gösterilmiştir

Antiinflamatuar etkiler

n  Siklooksijenaz ve lipooksijenaz inhibisyonu

 

Apoptozis indüksiyonu

n  Apoptozis her dokuda olduğu gibi prostat dokusundada doku bütünlüğü ve fonksiyonunun devamlılığını sağlayan fizyolojik bir olaydır.

n  BPH dokusunda güçlü antiapoptotik etkisi olan ‘bcl-2’ ekspresyonunun arttığı gösterilmiştir.

Antiproliferatif etkiler

n  Epidermal büyüme faktörü (EGF)

n  Fibroblast büyüme faktörü (beta-FGF)

Boyle ve ark ; BJU Int. 2004

n  n= 4280, toplam 17 klinik çalışma

n  14 randomize klinik çalışma, 3 açık çalışma

n  İPSS skorundaki ortalama düşüş 4.78 olarak saptandı.

n  Plasebonun zirve akım hızı üzerine olan ortalama etkisi 1.20 ml/sn artışken sabal ekstresi verilen hastalarda bunun üzerine ortalama 1.02 ml/sn’lik bir artış eklendiği saptandı.

n  Plasebo noktürnal işeme sıklığında ortalama 0.63/gece bir azalma sağlarken, sabal ekstresi alanlarda bunun üzerine 0.38/gece bir azalma daha eklendiği saptandı.

 

Carraro ve ark; Prostate 1996

n  n= 1098

n  9 ülke, 87 merkez

n  Randomize, çift kör, karşılaştırmalı çalışma

n  Sabal ekstresi ile finasteridin etkinliği karşılaştırıldı

 

n  Hasta dahil etme kriterleri;

   IPSS > 6

   Qmax  4-15 ml/sn

   Prostat hacmi >25 ml

   Rezidü idrar < 200 ml

   PSA< 10 - prostat < 60 ml ise

   PSA< 15 - prostat > 60 ml ise

 

n  553 hasta sabal ekstresi

n  545 hasta finasterid

n  6., 13., 26. haftalarda;

   IPSS

   Q max

   Rezidü idrar

   Cinsel fonksiyon

   PSA düzeyleri

n  Çalışma sonunda IPSS skorlarındaki azalma her iki gruptada birbirine yakın bulunmuş ve etkinlik açısından anlamlı fark saptanmamıştır.

n  Qmax sabal ekstresi kullananlarda ortalama 10.8 ml/sn’den 13.3 ml/sn’ye yükselirken, finasterid grubunda         10.8 ml/sn’den 14 ml/sn’ye yükseldi. 

n  Çalışma sonunda IPSS skorlarındaki azalma her iki gruptada birbirine yakın bulunmuş ve etkinlik açısından anlamlı fark saptanmamıştır.

n  Qmax sabal ekstresi kullananlarda ortalama 10.8 ml/sn’den 13.3 ml/sn’ye yükselirken, finasterid grubunda         10.8 ml/sn’den 14 ml/sn’ye yükseldi. 

 

Bach ve ark; Phytomedicine 1996

n  n=435, 9 ülkede 87 merkezin katılımıyla gerçekleştirilen bir çalışma

n  Sabal ekstresinin BPH tedavisinde uzun dönem etkinliğini değerlendirmek

n  Çalışma sonunda belirgin semptomatik iyileşmenin yanı sıra rezidüel idrar miktarında ortalama %50 azalma saptandı.

n  Qmax değerinde ortalama 6.1 ml/ sn artış

n  Hastaların % 98’inde iyi tolere edilmiş.

n  Noktüri hastaların %34.5’unda tamamen iyileşirken, %38.8’inde azalma gözlenmiş.

n  Günlük idrar sıklığı hastaların %41.6’sında normale dönerken, %11.9 hastada azalma gözlenmiş

n  Mesanede doluluk hissi olan hastaların %62’sinde semptom kalmamış.

Fns Debruyne ve ark; raEuropean Urology 2002

n  n= 704, 11 ülke 98 merkezde yapılmış çift kör, randomize karşılaştırmalı çalışma

n  BPH tedavisinde sabal ekstresi ve tamsulosinin etkinliğini karşılaştırılmış

n  1 ay bekleme süresi sonrası 350 hastaya sabal ekstresi, 354 hastaya tamsulosin tedavisi başlandı.

n  n= 704, 11 ülke 98 merkezde yapılmış çift kör, randomize karşılaştırmalı çalışma

n  BPH tedavisinde sabal ekstresi ve tamsulosinin etkinliğini karşılaştırılmış

n  1 ay bekleme süresi sonrası 350 hastaya sabal ekstresi, 354 hastaya tamsulosin tedavisi başlandı.

n  Dahil edilme kriterleri;

   IPSS >10

   Qmax 5-15 ml/sn

   Rezidüel idrar < 150 ml

   Prostat hacmi > 25 cc

   PSA < 4

   PSA 4-10 ise f/T > %15

n  Çalışma sonunda sabal ekstresinin etkinliği tamsulosine eş bulunmuştur.

n  Q max sabal ekstresi alan grupta ortalama 1.79 ml/sn lik artış gösterirken, tamsulosin alan grupta 1.89 ml/snlik artış gözlenmiştir.

n  Her iki ilaçta prostat hacminde anlamlı değişiklik yapmamış ve serum PSA düzeylerini etkilememiştir.

 

Glenn ve ark; Urology 2001

n  n=85; çift kör, randomize, plasebo kontrollü çalışma

n  Sabal ekstresinin üriner semptomlar, üriner akım hızı ve cinsel fonksiyon üzerine olan etkileri değerlendirildi.

 

Glenn ve ark; Urology 2001

n  Dahil edilme kriterleri;

   Yaş > 45

   IPSS > 8

n  Çalışmaya alınan hastalara 1 aylık peryod sonrası randomize olarak 6 ay boyunca sabal ekstresi veya plasebo verildi.

n  Sabal ekstresi alan grupta üriner semptomlarda plasebo grubuna göre anlamlı iyileşme gözlenirken, üriner akım hızı üzerine etkisinin olmadığı gözlendi.

Her iki gruptada cinsel fonksiyonlar üzerinde herhengi bir etki gözlenmedi

Willets ve ark; BJU Int 2004

n  n=100; çift kör, plasebo kontrollü, randomize çalışma

n  BPH tedavisi için sabal ekstresinin etkinliği değerlendirildi.

n  Dahil edilme kriterleri;

   -Prostatizm semptomlarından en az  üçüne sahip olma

   -< 80 yaş

   - Qmax 5-15 ml /sn

   -Ek morbidite yok

n  Çalışmaya dahil edilen hastalara 12 hafta boyunca randomize olarak sabal ekstresi veya plasebo verildi.

n  12 haftalık tedavi dönemi sonrası ortalama IPSS skorları, ortalama Q max değerleri ve ortalama IIEF değerleri arasında anlamlı fark gözlenmedi.

Frans Debruyne ve ark;European Urology(2004)

n  n=124, çift kör, randomize, karşılaştırmalı çalışma

n  Şiddetli AÜSS olan hastalarda sabal ekstresi ve tamsulosinin etkinliği karşılaştırıldı

 

n  Dahil edilme kriterleri;

   IPSS >19

   Qmax 5-15 ml/sn

   Prostat hacmi > 25 cc

   PSA < 4

   PSA 4-10 ise f/T > %15

 

n  Hastalara 1 yıl boyunca sabal ekstresi veya tamsulosin verildi.

n  1 yıl sonunda IPSS, prostat hacmi,      Q max ve cinsel fonksiyonlar değerlendirildi.

 

n  Hastalara 1 yıl boyunca sabal ekstresi veya tamsulosin verildi.

n  1 yıl sonunda IPSS, prostat hacmi,      Q max ve cinsel fonksiyonlar değerlendirildi.

 

Yan Kit ve ark ; Curr Opin Urol (2005)

n  AÜSS semptomlarının tedavisinde fitoterapinin rolünü değerlendirildi.

n  Plasebo ile karşılaştırıldığında semptom skorlarında, yaşam kalitesinde ve üriner akım hızlarında belirgin iyileşme saptandı.

n  Cinsel fonksiyonlar üzerine anlamlı etkisi gözlenmedi.

n  İstenen etkinin gözlenmesi için en az 3 ay kullanım süresi gerektiği bildirildi.

n  AUR ve cerrahi müdahale gibi hastalık progresyonları üzerine olan etkinliğinin değerlendirilmesi için uzun süreli randomize plasebo kontrollü çalışmalara ihtiyaç olduğu belirtildi.

 


Diğer Makaleler